Geçirdiğimiz seçim üzerine yazmaya devam edelim derken siyaset gündemi biranda allak bullak oluverdi. Malum, seçimin kaybeden tarafındaki partilerde içten içe hareketlenmeler, değişim çağrıları var. Geçtiğimiz hafta İYİ Parti kongresini yaptı. Milletvekili sıralamasında Temayül Yoklaması yaptı diye övgüler yağdırılan sayın Meral Akşener emir komuta zinciri içinde Genel İdare Kuruluna kendi adaylarını seçtirdi. Öyle ki seçim sırasında Grup Başkan Vekili Musavvat Dervişoğlu bir kaç kez delegeleri uyararak “Bu liste genel başkanının listesidir, delinmeyecek” anonsunu yaptı.
Bunlar CHP’de dahil olmak üzere demokrat ol(a)mayan siyasi partilerde sık karşılaştığımız görüntüler. Ancak bu kongreden akılda kalan önemli ayrıntı bir Muhalefet Partisi liderinin neredeyse iktidara tek kelime etmeden Ana Muhalefet Partisine yüklenmesi oldu. Sayın Akşener, partisinin kongresinde masayı bir kez daha devirerek, CHP’ye ağır sözler sarf etti. Düne kadar önce Millet İttifakının, sonra da Altılı Masasının ortağı olan İYİ Parti ve Meral Akşener, bir daha asla geri dönemeyeceği ağır eleştirilerle CHP ile arasındaki köprüleri yıktı.
Kısa süre önce “Ömrüm boyunca minettar kalacağım” diye methiyeler düzdüğü Kemal Kılıçdaroğlu’nun politikalarını ve CHP’yi yerden yere vuran Akşener, konuşmasında 2018 seçimleri öncesi CHP’den 15 Milletvekili transfer edilmesiyle birlikte son anda seçime katılarak İYİ Partinin 40 ve CHP’nin de fazladan 20 tane daha vekil çıkarmasını sağlayan bu işbirliğini “en büyük hatam” diye niteledi. “Bu parti seçime girsin diye CHP’den 15 milletvekili istedik. Hayatımın en büyük pişmanlığıdır… Bugün 15 milletvekilinin bedelini ödeyemedik. Ömer Seyfettin’in Diyet’ine döndü bu iş.” diyen sayın Akşener yaklaşan yerel seçimler öncesi bu iki partinin birbirine muhtaç olduğunu ve “Öfkeyle kalkan zararla oturur” sözünü unutarak 13 Mart günü Altılı masayı devirirken yaptığı absürt hatayı bir kez daha yaptı.
Kılıçdaroğlu’nun seçim dönemindeki performansı, yapılan hatalar belki eleştirilebilir. Ancak 15 Milletvekili transferi Cumhuriyet tarihimizin demokrasi adına yapılmış en güzel hamlesiydi. Ülke demokrasisi adına atılan bu hamleden İYİ Parti de oldukça karlı çıktı.
Önümüzdeki yıl yapılacak olan yerel seçimler öncesi Akşener’in masayı bir kez daha devirmesinin yereldeki sonuçlarını irdelemek gerekir. Eğer gerçekten tarih tekerrürden ibaretse Akşener’in devirdiği masa AKP’nin işine yarayacaktır.
Afyonkarahisar’da son yerel seçimde CHP örgütü, il nüfusunun 3/5 inin yaşadığı Merkez ilçe, Sandıklı, Dinar, Bolvadin gibi ilçelerde aday çıkarmayarak İYİ Parti adaylarını destekledi. İlave olarak (İYİ partinin inadı yüzünden) yıllardır elinde bulunan Sultandağı belediye Başkanlığını da kaybetti. İYİ Parti 1 ay önce yapılan genel seçimde Afyonkarahisar il genelinde 60.212 oy alabildi. 2019 Yerel seçimlerinde ise İYİ Parti, CHP seçmeninin sıcak bakmadığı Mahmut Koçak ile sadece merkez ilçede (belde ve köyler hariç olmak üzere) AKP adayının aldığı 54.712 oya karşın, 50.562 oy aldı. Neredeyse seçim kazanılacaktı. Bu işbirliğinin büyük şehirlerdeki sonucunu ise tartışmaya bile gerek yok.
“Tek Adam” sisteminin siyasetimize getirdiği ittifak modeli göz önüne alındığında, sadece bu örnek bile, Cumhur İttifakına karşı başarılı olabilmek için seçim işbirliklerinin devam etmesinden başka bir çare olmadığını gösteriyor.
Son Söz; “Sorumluluklarımızdan kaçınabiliriz, ama kaçınmanın sonuçlarından kaçamayız” J.C. Stamp

