Genel seçimler sonrası kaybeden tarafın lokomotifi olan CHP’de ciddi tartışmalar başladı. Ekrem İmamoğlu’nun önderliğini yaptığı “Değişim” çağrısı, parti içinde büyük bir yankı uyandırdı. CHP Genel Başkanı’nın yakın çalışma arkadaşları dahi bu yönde açıklamalar yaptılar. CHP’de “değişim” konuşuluyor. Ancak ne yazık ki değişim, sadece isimler üzerinden konuşuluyor.
CHP içindeki tartışmaların isimler üzerinden devam etmesi sosyal demokrat bir partiye yakışmıyor. Sosyal demokrat bir partide isimlerden ziyade olaylar, fikirler, dolayısıyla program konuşulmalıdır. İsimler elbette önemli ama CHP’nin esas sorunu “dönüşüm” sorunudur.
Kimileri değişimi “genel başkanın değişmesi”, yeni bir ismin genel başkanlığa getirilmesi olarak tanımlamaktadır. Sadece bir kişinin değişmesi, “değişim” değildir. Bu genel Başkanın görevden ayrılıp, görevi yeni bir kişiye bırakması anlamına gelir.
CHP’nin sorunu, sadece “lider sorunu” olmanın ötesine geçmiştir. CHP, çok partili hayata geçildiğinden bu yana geçen 74 yılda sadece 6 ay tek başına iktidar olabilmiş. CHP “bu ülkede solun oyu %30, sağın oyu %70 dir” önyargısını yıkmak zorundadır.
CHP içinde kaynayan kazan ve tartışmaların vatandaş nezdinde hak ettiği ilgiyi görmemesi ise bir siyasi partinin başına gelebilecek en kötü şeydir herhalde. Toplumsal muhalefet yaşanan yenilginin ardından adeta siyasete ve muhalefete kulaklarını tıkadı. Birçok insanın yeni arayışlar içinde olduğunu görmemek için kör olmak gerek.
Atatürk’ün kurduğu, Altı Ok’undan birisi devrimcilik olan CHP, yeniden altı oku hayata geçirmeli, Laikliği, Devletçiliği hatırlamalı. Bunu yapabildiği dönemlerde başarıya ulaşmıştır. ‘1965’lerde “ortanın solu” ile başlayan hareket, CHP mutfağında 1973’e kadar kendi programını yaratmış, Ecevit önderliğinde 1973’te oy oranını yüzde 39.5’e, 1977’de yüzde 42.5’e ulaştırmıştır. Bu mutfağın elemanları sağa öykünmemiş, işçinin, köylünün emekçinin yanında yer almış, politikalarını bu doğrultuda hazırlamış ve halka sunabilmiştir.’
CHP isimleri değil, parti programını, tüzüğünü tartışmalıdır. CHP altı oktaki devrimcilik okunu hatırlamalı, kendisine destek veren insanlarının güvenini yeniden kazanabilmek için siyasal İslamcılara teslim ettiği ülkeyi nasıl kurtaracağını liyakatli kadrolarla ortaya koymalı, ilave olarak üretimlerini köy köy dolaşarak anlatmalıdır.
Son Söz; “Dünyanın en iyi arabasını üretebilirsiniz, ancak iyi bir pazarlama ve tanıtım stratejiniz yoksa, o arabayı satamazsınız.”

