Ülkemizde milyonlarca yurttaşımızın açlık sınırının altındaki ücretlere maruz bırakıldığı, emeklinin, emekçinin hakkını alamadığı, sağlıklı ve güvenli bir çevrede barınamadığı, kamusal hizmetlere erişemediği, en temel hak ve özgürlüklerine bile erişemedikleri günlerden geçiyoruz.
Emek düşmanı politikaların had safhada uygulandığı, haksızlığın, hukuksuzluğun, eşitsizliklerin zirve yaptığı bir dönemde 1 Mayıs, tüm emekçilerin “Emek en yüce değerdir” düşüncesiyle omuz omuza haklarını savunacağı gün olacaktır.
1 Mayıs, birliğin-mücadelenin ve dayanışmanın gücüyle, umudun büyütüldüğü gündür.
1 Mayıs emekçinin ve emeğin bayramıdır.
1 Mayıs hakkımızı yiyenlere karşı direnişin, onlara “Hayır” diyebilenlerin günüdür.
1 Mayıs, vahşi kapitalist sisteme, gözünü kar hırsı bürümüşlere, doğayı talan edenlere, küresel sermaye ve siyasi iktidara itiraz günümüzdür.
1 Mayıs ezilenlerin, dışlananların, yok sayılanların, yoksulların, işsizlerin, köle koşullarında insafsızca çalıştırılanların, mücadelelerini birleştirdikleri bir gündür.
2025 yılında 1 Mayıs’ın çok ayrı bir önemi var. Bu yıl 1 Mayıs, tüm toplum kesimlerinin “Hak-Hukuk-Adalet” diyerek, “Değişim” diyerek alanlara çıktıkları, seslerini yükselttikleri bir dönemin başlangıcı olacaktır.
Tüm emekçi kardeşlerimizin emeklerinin karşılığını alabildikleri güzel bir gelecek umuduyla, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutlarken, her zaman emeğin ve ezilenlerin safında yer alacağımızı bir kez daha belirtmek isterim.

