“İşçilerin kaybedecek hiçbir şeyleri yok, ama kazanacak tüm dünyaları var”

Ülkemizde milyonlarca yurttaşımızın açlık sınırının altındaki ücretlere maruz bırakıldığı, emeklinin, emekçinin hakkını alamadığı, sağlıklı ve güvenli bir çevrede barınamadığı, kamusal hizmetlere erişemediği, en temel hak ve özgürlüklerine bile erişemedikleri günlerden geçiyoruz.

Emek düşmanı politikaların had safhada uygulandığı, haksızlığın, hukuksuzluğun, eşitsizliklerin zirve yaptığı bir dönemde 1 Mayıs, tüm emekçilerin “Emek en yüce değerdir” düşüncesiyle omuz omuza haklarını savunacağı gün olacaktır.

1 Mayıs, birliğin-mücadelenin ve dayanışmanın gücüyle, umudun büyütüldüğü gündür.

1 Mayıs emekçinin ve emeğin bayramıdır.

1 Mayıs hakkımızı yiyenlere karşı direnişin, onlara “Hayır” diyebilenlerin günüdür.

1 Mayıs, vahşi kapitalist sisteme, gözünü kar hırsı bürümüşlere, doğayı talan edenlere, küresel sermaye ve siyasi iktidara itiraz günümüzdür.

1 Mayıs ezilenlerin, dışlananların, yok sayılanların, yoksulların, işsizlerin, köle koşullarında insafsızca çalıştırılanların, mücadelelerini birleştirdikleri bir gündür.

2025 yılında 1 Mayıs’ın çok ayrı bir önemi var. Bu yıl 1 Mayıs, tüm toplum kesimlerinin “Hak-Hukuk-Adalet” diyerek, “Değişim” diyerek alanlara çıktıkları, seslerini yükselttikleri bir dönemin başlangıcı olacaktır.

Tüm emekçi kardeşlerimizin emeklerinin karşılığını alabildikleri güzel bir gelecek umuduyla, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutlarken, her zaman emeğin ve ezilenlerin safında yer alacağımızı bir kez daha belirtmek isterim.

Diğer Yazılar

Okumaya Devam Edin

Tüm Yazılar
Sağlık Politikası

Dünya Alzheimer Günü: Hafıza silinse de insan silinmez

21 Eylül 2026

Bugün Dünya Alzheimer Günü. Bu hastalık yalnızca unutkanlık değil, bir ailenin ve bir hayat hikâyesinin yavaş yavaş silinmesidir. Sessiz kalmak çözüm değil, farkındalık çözümdür.  ...

Yerel Gündem

Mesele ‘Tek Adam’ Değil, Tek Kişide Toplanan Sistemdir

25 Ağustos 2026

Erdoğan’ın kişiliği tartışılmıyor; sistemin tek kişide toplanması tartışılıyor. Bu bir hakaret değil, siyaset biliminde adı konmuş bir rejim tarifi — one-man rule. 2017 referandumu, meclisin denetim yetkisinin boşalması, yargı atamalarının merkezileşmesi bunun kanıtı. Ve “Tek Adam” başlığı, farklı bir tarihsel koşulda devlet kuran bir kurucu lidere aittir — başkasına yakıştırılamaz.

Kemal Demirkırkan sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin