Dün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, bugün ise Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılar hepimizin yüreğini yaktı. Okulda şiddet olmaz. Okul, korkunun değil; bilimin, emeğin ve geleceğin yuvasıdır. Buna rağmen öğretmenin, öğrencinin hedef haline gelmesi artık münferit değil, büyüyen bir sorunun açık göstergesidir.
Aileler çocuklarını devlete emanet ediyor. Öğretmenler geleceğimizi yetiştirmek için fedakârca görev yapıyor. Ama ne yazık ki ne çocuklarımız ne öğretmenlerimiz güvende. Bu tabloyu normalleştirmeyeceğiz. Bu acıların üzeri “münferit” denilerek kapatılamaz.
Eğitimde çöküş, bütçe açığıyla değil; yıllarca süren ideolojik müdahale, kadro politikası ve kurumsal itibarın tasfiyesiyle geldi. Fatura ağır — hem öğretmenlere hem çocuklara.
Bugün derslere girmeyip tepki gösteren, Zafer Meydanında toplanıp okullardaki şiddeti protesto eden eğitim emekçilerinin ve çocuğunun hayatını düşünen tüm velilerin kaygılarını anlıyoruz.
Artık klişe açıklamalarla geçiştirilemeyecek bir eşik aşılmıştır. Hayatımızın her alanına giren şiddet sarmalından kurtulmak için köklü çözümler bekliyoruz. “Bu çocukların kanı birilerinin elindedir ve o eller, Ankara’daki koltuklarda oturmamalıdır